14.04.2020 Doğum günümdü.
Şekerli limonatalı pastalar, çikolatalı kahkahalı masalar teşrif edemediler bu sefer.
…
Sorun değil.
Hiç sorun değil.
Sanırım artık şu doğumgünü meselesini tümden kafaya takmayacak yaşa geldim.
Bir avuç kalabalığın yeter geldiği yaşlara…
Şekersiz, yağsız, kutlamasız bir doğum günü hiç derdim değildi inan..
Birkaç gündür biz bir grup insanın içine öyle bir acı düştü ki, dünyanın bin türlü derdini unutturan..
Çok tarif edebileceğim, ifade edebileceğim bir şey değilmiş; yakın bir dostun gidişi.
1 dost diyorum da:
Şarkıları tek başına 5 kişi söyleyen, kahkahasıyla vazoları deviren,
hepimizi birbirine katıp bizden oyunlar sahneleyen…
Yazan, çizen, kızan, seven, anlatan, dinleyen..her şeyi aynı anda halleden.
Öyle kalabalık 1 dost ki şu kadarını söylerim:
Bu yaşıma kesinlikle bu hayattan sonra başka yolculukların başladığına inanarak girdim.
Doğum günü dileğim @ilaydamup ile tanışmanız.
Çünkü o nerede olursa olsun şarkıları, yazıları, herkese verecek ilhamları, çook güzel hikayeleri var…
YouTube’a yazın mesela, İlayda Başaran.
@utepilsofficial onun müzik grubuydu, aratın.
Google’a yazın, bloğu ‘Yazmadan Duramıyorum’.
Öyle güzel anlatıyor ki..
https://yazmadanduramiyorum.blogspot.com/
Bizim @companymusicals ODTÜ müzikal topluluğunu bileniniz vardır; İlayda başkanımızdı.
Tanışın:
Yazmadan, çizmeden, söylemeden, konuşmadan, dinlemeden, sevmeden, öpmeden, sarılmadan duramayan bu kadınla.
Ondan duyacak, alacak, hissedecek öyle çok şey var ki..
İşte,
Dün bütün günüm @ilaydamup u okuyup dinleyerek, şimdi nerede olduğunu düşünerek geçti..
Ne de olsa aklıma illa kuş böcek değil,
böyle kocaman göz kızartan bir sepetle de düşebilirdi..
🌶
Hatta şimdi bunu görse, ‘Hayat kadar acı’ diye dalga geçer; üzerine bir de ‘Aferin kız, acının da tadını çıkaracaksın böyle’…derdi..