Vücudumun ihtiyaçlarını dinliyorum, gözlerim kapalı..
İçeriden sanki bir ses, diyor ki:
DEE..DE!
Tabi ya…

Kıştan çıkıp evlere kapanınca; bir yoksunluğun da D vitamini olacağını tahmin etmek zor mu?
Nedir D-vit, merak edenlere çok kısa anlatırım.
Fakat doktor değil gıda mühendisi olduğum için; sağlık tavsiyesinden ziyade gıda bilgilendirmesi diyelim.
D vitamini :
Yağda çözünen, vücudun kalsiyum ve fosforu absorb etmesini sağlayan, hormon-vitamin.
Yağda çözünüyor diyorum; yani sağlıklı yağlar yemediğiniz bir diyetle vücudunuzu sınıyorsanız, yazının gerisini okumanıza gerek yok! (Yapmasanız keşke öyle şeyler..)
Bu vitaminin kemik gelişimi üzerine etkisi ve kanserden koruma etkisi ÇOK meşhur.
Bel ağrılarının, kas ve kemik ağrılarının, özellikle de sık sık hastalanmanın arkasında genelde D vitamini eksikliği çıkıyor…
Nasıl Sentezlenir ?
D vitamini insan derisindeki bir kimyasal reaksiyonla:
7-dehydrocholesterol isimli steroidin + güneşin UV ışınları tarafından parçalanmasıyla sentezleniyor.
YANİ :
D vitamini = insan derisi + güneş
Güneş dediysem de; evde, arabada, ofiste camın arkasından gelen ezik güneşten bahsetmiyorum.
UV ışınlarının yoğun ve direkt olarak (gölge boyumuz kısayken) alınması gerekiyor.
Napacağız ?
İşin aslı, bu vitamini sentezlemek çok da kolay sayılmaz. Annem ve babam evde her öğlen balkona çıkıp güneşleniyorlar.
Sizde de varsa balkon veya teras, bence öğlen saatlerini mutlaka değerlendirin.
Öyle sereserpe soyunup güneşe yatmaya gerek yok.
Kollar, dizlerden aşağısı.. ne kadar alabilirseniz güneşi kar‼️. Uzmanlar tam öğle saatinde güneşe doğru açıyla çıkarsak, 15-20 dakika bile çok güzel bir sentez yapabileceğimizi söylüyor.
Ama dikkat:
Kanserden korunmak için sürdüğümüz güneş kremlerinin D vitamini sentezini engellediği bilinmekte (çünkü bu sentez ciltte oluyor)… Halbuki D vitamini de bizi kanserden koruyor.
Kremli veya kremsiz, güneş altına saatlerce yatıp marsık gibi yandığımızda da aslında D vitamini sentezini engellediğimizin farkında değiliz! Çünkü deriye esmer rengi veren pigmentler de bu sentezi engelliyormuş. (Bu sebeple zencilerde D vitamini bizden daha büyük bir problemmiş..)
Hatta dinlediğim bir programda; doğru saatte, temiz ve yanmamış bir tenle iyi bir D vitamini alımı yaptıktan hemen sona duş alınırsa da emilime mani olabileceği söylenmişti.. Cildin emilimi tamamlaması için biraz zaman vermek iyi olabilirmiş.
İşe bu sebeplerden, anladığım kadarıyla bu vitamini sentezlemek çok da kolay bir iş değil…
Gıdalardan alınmaz mı peki D vitamini?
Alınır tabi, fakat bütün ihtiyacı buradan karşılamak biraz zor.
Ve en başta dediğim gibi; sağlıklı yağlarla birlikte emiliyor!
En iyi kaynaklar:
Yağlı balıklar (somon, ton, kılıç balığı) ve balıkyağı.
Sonra:
Yumurta sarısı,
Peynir, süt ürünleri,
Ciğer.
ve Mantar!
Özellikle bazı türler (mesela, portobello mantarı) güneşte epey D vitamini sentezliyormuş!
Yani, siz güneşlenemezseniz bari yemeden önce mantarınızı güneşlendirin.
Çok ciddiyim‼️ 🙂
Artık her yolu deneyip de sentezi başaramazsak, birçok kişi gibi mecburen takviye D3’ümüzü alıp kahvemizi yudumlayacağız..